07 Ağustos 2015

Hiroşima, bir daha asla!

Özgür Gürbüz-BirGün/7 Ağustos 2015

70 yıl önce Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan ‘Küçük Çocuk’ ve ‘Şişman Adam’ adlı nükleer bombalar yüz binlerce canlıyı öldürdü. İlk nükleer bombayı Yeni Meksika eyaletinde 16 Temmuz 1945’te deneyen ABD, ikinci denemeyi 21 gün sonra Hiroşima’da binlerce insanın yaşadığı kentte yaptı. 9 Ağustos’ta ise Nagazaki önce büyük parlak bir ışığa, saniyeler sonra da ısıl radyasyona maruz kaldı. Yaklaşık 250 bin insanı öldüren, diğer canlılarla doğaya tarifsiz bir zarar veren nükleer silahlar o gün bugündür hayatımızda.

Dünyada hâlen 10 bin 144 adet nükleer savaş başlığı var. Yaklaşık yüzde 90’ı ABD ve Rusya’nın elinde. Soğuk Savaş döneminin bitişiyle nükleer silahlanma yarışı da durdu. Dünyadaki nükleer başlıklı füze sayısı 60 binden 10 binlere geriledi. Sayının azalmasına rağmen riskin azaldığı söylenemez. Nükleer silah sahibi beş ülkeye (ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin) tanınan ayrıcalık, silahların yayılmasına yol açtı. Bugün İsrail, Hindistan, Pakistan ve Güney Kore’de de nükleer silahlar var. Nükleer silaha sahip ülkeler caydırıcı değil teşvik edici oldular ve tüm anlaşma ve uluslararası baskılara rağmen nükleer silaha sahip ülke sayısı arttı. Savaş başlıklarının sayısının azalması da bir anlamda yanıltıcı. Hiroşima ve Nagasaki’ya atılan bombaların çok daha güçlüleri depolarda bekletiliyor. IŞİD gibi terör örgütleri nükleer maddelere ulaşmaya ve ‘kirli bomba’ denilen silahlarla bir kenti yok etmeye çalışıyor. Eldeki nükleer silahlar bu örgütleri caydırma kapasitesine sahip değil aksine olası saldırılarda hedef olmanıza neden oluyor.

2. Dünya Savaşı’nı durdurduğu iddia edilen bombalardan bu yana savaşlar durmadı, şekil değiştirdi. Nükleer silahların işlevsiz kaldığı sokak çatışmaları, düzensiz ordular ve devletsiz silahlı güçler ortaya çıktı. Hiroşima ve Nagasaki’de öldürülenden daha fazla insan Suriye’de öldürüldü ama savaş durmuyor. Çünkü savaşları bombalar, ölen insanlar veya silahlar değil barış talebi durdurur. Suriye cehenneminde bu çok net görülüyor. Suriye’de savaşın bitmemesinin sebebi, içinde Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkenin bu savaşı istemesi. Mültecilerden, terör saldırılarından, ekonomik kayıplardan yakınan Türkiye ve bölge ülkelerdeki birçok insandan ‘barış’ çağrısı yapan yok. IŞİD YPG’yi, Esad’a karşı desteklenen muhalifler Suriye Ordusu’nu vurduğunda sevinenler, şimdi o silahların kendilerini vurduğuna tanıklık ediyor.

Nükleer silah tehlikesi de aynı savaş tehlikesi gibi, tüm nükleer başlıklar/bombalar yok edilmeden ortadan kalkmayacak. Bunun için de nükleere silaha giden her yolun önü kapatılmalı. Uranyum zenginleştirme ve nükleer atıklardan plütonyum elde etme gibi sivil nükleer programlarla iç içe geçmiş silah elde etme yolları da buna dahil. Türkiye’de sokaktaki insanın nükleer santral projesini nükleer silahla karıştırması biraz bilmemezlikten biraz da bu ilişkinin gerçekliğinden kaynaklanır. Nükleer silah için santrale ihtiyaç yok ancak sivil programların arkasına askeri amaçların gizlenmesi de yeni değil. Kuzey Kore’nin, İsrail’in nükleer enerji santrali yok ama nükleer silahları var. Masum, bilimsel araştırma gibi görünen yöntemler bile, nükleer silaha ulaşmada araç olabilir. Uluslararası yaptırım mekanizmaları yetersiz çünkü nükleer silaha hayır derken sivil nükleer programlara dokunmaktan aciz, nükleer lobinin gücüne boyun eğmiş durumdalar. Özellikle Orta Doğu coğrafyasında artan nükleer enerji sevdası, bundan 70 yıl önce Japonya’da yaşanan katliamların benzerlerinin bu bölgede yaşanması olasılığını arttırıyor.

Japonya’daki son nükleer saldırıya tanıklık edenlerden çok azı hâlâ hayatta. Onlar ölünce binlerce insanı aynı anda yakan, sağır ve kör eden bu cinayeti geceleri kabuslarında gören kimse kalmayacak. Türkiye ve dünyada barış çabalarının güçlendirebilirsek bir daha hiçbir çocuğun güneş ışığından başka bir ışıkla uyanmak zorunda kalmayacağı bir dünya yaratabiliriz. Nükleer santral ve nükleer silah belasının her ikisinden de kurtulabiliriz. Nükleer karşıtı hareketin filizlendirdiği bir barış hareketine bugün eskisinden de fazla ihtiyacımız var. 

*** 

Dünyada nükleer başlıklı füze sahibi ülkeler
ABD
Rusya
İngiltere
Fransa
Çin
İsrail
Hindistan
Pakistan
Kuzey Kore
Dünya
4804
4480
225
300
250
80
110
120
10+
10144
Kaynak: Nükleer Bilim İnsanları Bülteni

Hiç yorum yok: