Özgür Gürbüz-BirGün / 27 Mayıs 2026
Başlıktaki bilmeceyi çözmeden önce şu kısa özeti dikkatlice okumanızı öneririm…
![]() |
| Resim: Yapay zeka |
71 yaşındaki Bolsonaro’nun cezasını düşürmek için kendisine yakın muhafazakâr üyelerin çoğunlukta olduğu Kongre bir ay önce önemli adımlar attı. Yine de bu çabalar, bir dönemin amansız lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın dostunu kurtarmaya yetmedi. Mücadele bitmese de sloganlar gerçek oldu, devran döndü, Bolsonaro halka hesap verdi. Eski cumhurbaşkanı bir süredir sağlık sorunları nedeniyle ev hapsinde, Brezilya polisi de yabancı elçiliklere kaçmasın diye evin etrafında nöbette.
Bolsonaro aslında hiçbir zaman demokrat olmamıştı. Siyasi ve askeri kariyeri boyunca defalarca 1985 yılında sona eren askeri diktatörlüğü savunmuş ve benzeri bir yönetim istediğini söylemişti. İktidarı boyunca ülkede çok sorun yaşandı ama belki de en önemlisi doğal kaynakların yağmalanmasıydı. Amazon ormanlarını koruyan yasalar rafa kaldırıldı. Amazon ormanlardaki kayıp onun döneminde yüzde 50’den fazla arttı hatta son ayında yüzde 150’ye çıktı. Bolsonaro adeta gitmeden önce ülkesinin doğal kaynaklarını birilerine peşkeş çekiyordu.
Bolsonero’nun aşı karşıtlığı da Brezilya’ya pahalıya
patladı. Covid-19 salgınında 700 binin üzerinde insan öldü ve nüfusa göre ölü
sayısı kıyaslamasında Brezilya ilk sıralarda yer aldı.
Bolsonaro’nun 2018’deki seçimi kazanması da oldukça şaibeliydi. En büyük
rakibi, şu anda Brezilya Cumhurbaşkanı olan Lula da Silva, pasif
yolsuzluk suçlamaları ve kara para aklama suçlamalarıyla tutuklanmış, hapse
atılmıştı. Seçimlerde aday olması da böylece engellenmişti. Soruşturmayı
yürüten Federal Yargıç Sergio Moro, daha sonra Bolsonaro’nun Adalet
Bakanı oldu.
Lula da Siva’nın cezasının kaldırılması ve 2022’de yeniden seçilmesinde en önemli rolü Brezilya’nın demokrasiye inanan halkı üstlendi. Demokratik protestolardan, sokağa çıkmaktan kaçınmadı. Bolsonaro hapiste olmasına rağmen, onun için af istendiğinde bile ne olur ne olmaz diyerek milyonlarca kişi sokağa aktı, işini şansa bırakmadı.
Gazetecilere, azınlıklara, LGBT’lere sürekli saldıran Bolsonaro’ya karşı halk onun yanında duran şirketleri boykot ederek karşılık verdi. Brezilya ile büyük bir ticari ilişkisi olan Avrupa Birliği’ne, doğa talanına ve insan hakları ihlallerine karışan Brezilyalı şirketleri boykot etmesi için çağrılarda bulunuldu. Bana “vatan haini” derler diye düşünmediler çünkü asıl yurduna ihanet edenlerin, ülkesinin doğal varlıklarını satanlar olduğunu biliyorlardı.
Brezilya, Bolsonaro ve arkadaşlarından, onların adalet sistemindeki destekçilerinden tam olarak kurtulmuş değil ama önemli bir adım attılar. Her şeyden önce mücadele etmeyi öğrendiler ve yılmadılar. Brezilya’dan alınacak ders çok. Umutsuzluk ve karamsarlığa da bu hayatta yer yok.
Biraz neşelenmek ve umutlanmak için bu yazıda kalın harflerle yazılmış kelimeleri uygun bulduklarınızla değiştirebilir, siz de mücadele haritanızı belirleyebilirsiniz. Bulmacayı tek başına çözmek yerine arkadaşlarınızla birlikte çözmeyi denerseniz başarı şansınızın daha yüksek olduğunu da unutmayın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder