“Lincoln veya Churchill gibi liderlere ihtiyacımız var”

Uzun yıllardır küresel ısınma konusunda çalışan ve Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı Açık Radyo’nun kapılarını da bu konuya açan Ömer Madra ile Kopenhag İklim Zirvesi öncesi zirveden beklentilerini konuştuk. Madra, Danimarka’dan karbon ticareti gibi etkisiz mekanizmalarla donatılmış yeni bir antlaşmanın çıkmasındansa, dünyayı radikal önlemler almaya itecek anlaşamama durumunu tercih ediyor. Toplantıyı izlemeye gideceği tahmin edilen 30 bine yakın çevreciden de büyük gösteriler bekliyor.

Özgür Gürbüz-Gazete Haberturk / 8 Aralik 2009
Fotoğraf: Erzade Ertem

- Kopenhag’dan beklentileriniz neler?

- Beklentileri özetlemek kolay değil. Ben dünyanın sayılı iklim bilimcilerinden James Hansen’ın tarafındayım. Hansen, Kopenhag’dan yıllardır süren tavizler, sulandırmalar ve aldatmacalar ışığında bir anlaşma çıkacaksa hiç anlaşma olmaması çok daha iyidir diyor. Ben de bu görüşe katılıyorum. AB ve birçok zengin ülkeler emisyonları en etkin kısma yolunu karbon ticareti gibi mekanizmalarda görüyor. Kopenhag’dan Kyoto benzeri bir anlaşma çıkacaksa kesinlikle işe yaramaz.

- Ülkelerin önerileri ve pazarlıkları nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Politikacılar çağın bu en önemli sorunuyla yüzleşmekten kaçıyorlar. İklim değişikliği konusu pazarlık konusu olacak bir şey değil, en azından demokratik seçimlere sahip ülkelerin dünyasında. Hansen, kölelik ve Nazilerin Avrupa’daki yükselişi sırasında Lincoln ve Churchill’in tavrını örnek gösteriyor. Yani, köleliği yüzde 50 kaldıralım geri kalanına sonra bakalım diye pazarlığa girişemezsiniz. Seçilmiş liderler böyle gelmiş böyle gider durumu sürdürmek için gerçek sorunu kavradıkları halinde gerçek liderlik gösteremiyor. Kimse Rusya’ya doğalgazını, Suudi’lere petrolünü çıkartma demedi. Kömür santrallerine de yasak getirilmeli. Yapılacak tek bir şey lazım karbon vergisi getirmek ve Hansen Amerika bunu yaparsa herkes yapar diyor. Bunları yapacak Lincoln, Churchill gibi liderlere ihtiyacımız var ama Obama böyle cesur biri değil.

-Fosil yakıtlardan vazgeçmek mümkün mü?

- Mümkün ama fosil yakıtlar en ucuz enerji olduğu sürece bu olası değil. Fosil yakıtlar neden ucuz; sosyal maliyetler, sağlığa çevreye etkisi hesaplanmadığı için. Fosil yakıtlar pahalanırsa alternatiflere dönülecek. Kopenhag üç noktada sahtekarlık yapıyor. Salım indirimlerine izin veriyor bu hedeflerin hepsi yarım hedef. Sınırla ve pazarla mekanizmasıyla (Cap and Trade) petrol, doğalgaz ve kömür şirketlerinin kar amaçlarına hizmet ediyor ve ağaç dikmek gibi etkisiz yöntemleri destekleyerek bütün hedefleri anlamsız hale getiriyor. Kopenhag’da çok büyük gösteriler olacak, öyle olmasını da ümit ediyorum.

***
“Cep telefonu bile aldım, lanet olsun!”
Açık Radyo 12 gün boyunca 12 ayrı programla, Kopenhag Zirvesi’ni dinleyicilerine aktaracak. Cep telefonu kullanmayan ve uçakla seyahatten kaçınan Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni Ömer Madra, sırf bu toplantıyı aktarabilmek için bir cep telefonu bile aldı. Madra, “Cep telefonu bile aldım, lanet olsun!” diyor.

Cumhurbaşkanı Gül, Kopenhag yolcusu

Kopenhag’ta yapılacak olan iklim zirvesi bugün başlıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 17 Aralık’ta zirveye katılacak ve küresel ısınma görüşmelerinde Türkiye Heyeti’ne son iki gün başkanlık yapacak. ABD Başkanı Barrack Obama da son gün Danimarka’da olacak.

Özgür Gürbüz-Gazete Haberturk / 7 Aralik 2009

Gazete Habertürk’ün resmi kaynaklardan aldığı duyumlara göre Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 8-18 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan iklim değişikliği görüşmelerine katılacak. 17 Aralık’ta toplantılara katılacak olan Abdullah Gül, ülkelerin ulusal açıklamalarının yapıldığı 17 Aralık 2009 tarihinde Kopenhag’da olacak ve büyük bir olasılıkla aynı akşam Danimarka Kraliçesi tarafından ülke liderleri onuruna verilecek yemeğe de katılacak. Abdullah Gül, görüşmeler olumlu sonuçlanır ve toplantıda Kyoto Protokolü’nün yerini alacak tarihi bir karar alınırsa, kararın açıklanacağı 18 Aralık 2009 tarihinde de Türkiye’den giden heyetin başında olacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu da eşlik edecek. Başbakan Recep tayyip Erdoğan’ın katılımı da kulislerde konuşuluyor ancak Cumhurbaşkanı Gül’ün katılması durumunda Başbakan’ın Danimarka’ya gitmeyeceği belirtiliyor.

Türkiye'den 100'e yakın katılımcı
Kopenhag’daki iklim zirvesine Türkiye’den yarısı bürokratlardan oluşan yaklaşık 85 kişilik bir heyet katılacak. Bu 85 kişinin içinde yer alamayan diğer sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bu rakamın 100’ü bulması bekleniyor. 7 Aralık tarihinde başlayacak görüşmelerin ilk haftasında Türkiye’den giden heyete Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu başkanlık yapacak. İkinci hafta ise görevi Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhuri Sarıkaya devralacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Kopenhag’a gelmesiyle heyetin temsili bizzat Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak.

Obama son gün geliyor
Kopenhag’daki zirveye şu ana kadar 65 liderin katılacağı bildirildi. Atmosfere en çok karbondioksit emisyonu bırakan üç ülke olan Çin, ABD ve Hindistan’ın liderlerinden şu ana kadar sadece ABD Başkanı Barrack Obama katılımıyla ilgili bilgi verdi. Obama, 15. Taraflar Toplantısı’nın son gününe katılacağını açıkladı. Toplantıya geleceğini söyleyen ve diğer liderleri de davet eden İngiltere Başbaklanı Gordon Brown’ın katılımı kesin gibi. Avustralya, Brezilya, Fransa, Almanya, Japonya, İspanya ve Endonezya liderlerinin de İklim Zirvesi’ne katılmayı planladığı belirtiliyor. Zirveye ev sahipliği yapan Danimarka, 191 ülke liderini toplantıya katılmaya çağırmıştı.

***
“İklim için van minüt”

Greenpeace tüm dünya liderlerinin Kopenhag’daki toplantıya katılması için yaptığı posterli kampanyaya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı da ekledi. Erdoğan, 2030 yılındaki temsili fotoğrafının yer aldığı posterde, Kopenhag’daki toplantıya gitmeyip, iklim değişikliğini önleme şansını yitirdikleri için özür dilerken görülüyor. İklim için van minüt kampanyası yapan Greenpeace, Erdoğan’ın Davos’taki fotoğrafı üzerinde oynayarak Başbakan’ı yaşlandırmış.

Danıştay fren koydu GDO serbest kaldı

Danştay GDO Yönetmeliği’nin iki maddesinde yürütmeyi durdurdu. Konunun yönetmelik yerine yasayla düzenlenmesi gerektiğini belirten Danıştay’ın bu kararı firmaların işine yaradı, GDO ithalatının önü açıldı. GDO karşıtları, bir an önce yasayla durumun kontrol altına alınmasını istiyor. Açılan dört davadan birinin ithalatçı firmalarla ilişkisi olup olmadığı da tartışma konusu.

Özgür Gürbüz-Gazete Habertürk / 4 Aralık 2009*

26 Ekim’de yayınlanan “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik” iki maddesi hakkında Danıştay 10. ve 13. dairesinde açılan dört ayrı davadan yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Davalardan üçü çeşitli sendika ve sivil toplum kuruluşları bir tanesi ise bir vatandaş tarafından açılmıştı.

Yönetmelik değil yasa lazım
Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı, söz konusu yönetmeliğin GDO’lu ürünlerin ithalatını düzenleyen 11. ve yürürlüğe gireceği tarihi belirleyen 20. maddesi hakkında alındı. Danıştay ayrıca sivil toplum kuruluşlarının itirazlarında önemli bir yer tutan, yönetmelikten önce Biyogüvenlik Yasa Tasarısı çıkarılmalıydı eleştirisine de destek vererek, GDO’lu ürünlerle ilgili konuların yönetmelik değil yasayla belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yeniden başa dönüldü
Davacı kurumlardan Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, iki önemli gerekçe üzere davayı açtıklarını, yönetmeliğin kanuni dayanaktan yoksun olmasına ve GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girmesinin sakıncaları nedeniyle Danıştay’a itirazda bulunduklarını belirtiyor. Danıştay başvuruyu haklı bulsa da ortaya çıkan fiili durum aslında GDO’lu ürün ithalatında 26 Ekim 2009 tarihinde çıkarılan yönetmeliğin öncesine dönüş anlamına da geliyor. Danıştay kararı öncesinde yönetmelikte yapılan değişiklik, kontrol belgesi olan ithalatçı firmalara Mart 2010 tarihine kadar GDO’lu ürünleri getirme izni veriyor ve yönetmeliğin diğer hükümlerinden etkilenmiyorlardı. Yürütmeyi durdurma kararıyla bu değişikliğin de Danıştay’ın nihai kararına kadar bir anlamı kalmadı. İthalatçı firmaların GDO’lu ürün ithalatı beyana dayalı sisteme döndü. Kısacası, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in de yakındığı, GDO’lu ürünlerin yıllardır elinin kolunu sallaya sallaya girdiği döneme geri dönüldü. Kahveci, bu durumun ancak Bakanlığın acilen ilgili tarafları bir araya toplayarak yeni bir kanun hazırlamasıyla çözüleceğine inanıyor. “Tarım Bakanlığı’nın koruyamadığı insan ve toplum sağlığını Danıştay korudu” diyen Kahveci, GDO’lu ürünlerin ithalat ve ekiminin önünü açacak bir kanuna da kesinlikle evet demeyeceklerinin altını çiziyor.

“Binlerce ton GDO’lu ürün gelecek”
Böyle bir karardan çekindikleri için dava açmadıklarını söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın, “Danıştay bir yerde çok haklı, bu konu yasa olmadan düzenlenemez. Danıştay bir yasa çıkar ve hemen düzenle diyor. 2003 yılında eski Bakan Sami Güçlü bir biyogüvenlik yasası çıkaracağız demişti, 2009 sonu oldu hala bekliyoruz. Tarım Bakanlığı bu kararın arkasına sığınıp yasa çıkarmayacak ve binlerce ton GDO’lu ürün gelecek. Danıştay’ın kararı buna yol açtı biz bunu bas bas bağırdık. Bunu yönetmelikle yapamazsınız dedik” açıklamasını yapıyor. Günaydın, açılan dört davadan birinin şahıs adına açıldığını ve bu kişinin ithalatçı firmalar tarafından yönlendirilen bir kişi olmasından da şüphelendiklerini belirtiyor.

Acil bir yasal düzenleme şart
Danıştay’ın nihai kararının önemli olduğunu belirten GDO'ya Hayır Platformu Hukuk Komisyonu üyesi Ilgın Özkaya Özlüer, hukuken bir boşluk yaratıldığına ve nihai karar verilinceye kadar kontrol belgesi olan ya da olmayan tüm ürünlerin limanlardan rahatlıkla geçebileceğine dikkat çekiyor. Özlüer, hükümetin acilen yeni bir yasal düzenlemeyle hukuki boşluğu doldurması gerektiğini söylüyor.

*ilk metin

Cumartesi akşamı Hayat Tv'deyiz

Merhabalar,

5 Aralık 2009 Cumartesi akşamı Hayat TV'deki "Karaborsa" programında hem Kopenhag'daki iklim zirvesini konuşuyor hem de Taner Öngür, Serap Yağız ve Suların Uğultusu'ndan güneş şarkıları dinliyoruz.

Kanal: Hayat TV
Tarih: 5 Aralık 2009
Program: Karaborsa
Saat: 22:00 - 01:00

Hepinizi tartışmayı izlemeye ve katılmaya çağırıyoruz. Hayat TV'yi uydudan ve internetten izleyebilirsiniz.