28 Haziran 2008

Güneşin önünde durmayın!

Özgür Gürbüz-Global Enerji / Haziran 2008

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'nin güneş enerjisi kullanarak her yıl 380 milyar kilovat saat (kWh) elektrik üretebileceğini açıkladı. İyi ki tüm bunları bir çevreci ya da yenilenebilir enerji destekçisi söylemedi. Söyleseydi, ne uzmanlığı kalırdı ne de çevreciliği! Aynı 15 yıl önce, "Rüzgârdan elektrik üretelim" diyenlerin başına geldiği gibi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, geçtiğimiz günlerde Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası'nı açıkladı. Türkiye'nin güneş enerjisi kullanarak her yıl 380 milyar kilovat saat (kWh) elektrik üretebileceğini belirten Güler, üretim maliyetinin 20 sent (herhalde dolar sent) olması nedeniyle, Türkiye'nin mevcut tüketiminin iki katına denk düşen bu potansiyelin hepsinin kullanılamayacağını da sözlerine ekledi. Antalya örneği ise oldukça ilginçti. Antalya merkezde çatıların yüzde 80'ine güneş paneli yerleştirilirse 24 milyar kWh üretim yapılabileceğini, bunun da 3 bin 630 megavatlık bir doğalgaz santraline eşit olacağını vurgulayan Güler, "Bu rakamın onda biri gerçekleşse Kayseri'nin elektrik ihtiyacı karşılanır" dedi.

"Temiz enerji istemezük"
İyi ki tüm bunları bir çevreci ya da yenilenebilir enerji destekçisi söylemedi. Söyleseydi, ne uzmanlığı kalırdı ne de çevreciliği! Aynı 15 yıl önce, "Rüzgârdan elektrik üretelim" diyenlerin başına geldiği gibi. Gerçek şu ki, Avrupa'nın rüzgârda olduğu gibi güneşte de en iyi potansiyellerinden birine sahip olan memleketimizde, "Temiz enerji istemezükçüler" çoğunlukta. Küresel ısınmaya çözüm üretmezler, kül dağlarına laf etmezler, radyoaktif atıkları görmezden gelirler, dışa bağımlılıktan yakınırlar ama iş yerli ve temiz enerjiye gelince yanıtlar pek çeşitli: Pahalı, baz yük santrali değil, çalışmaz ya da toptan bir reddiye. Yerine bir şey koymadan karşı çıkışlar sektöre umut bağlayanları bile bezdirdi artık. Bugün hatırı sayılır bir rüzgâr kurulu gücümüz olsaydı, küresel ısınma nedeniyle dibe vuran barajlardaki suyu rüzgâr santralleriyle beraber kullanır, hem baz yük gibi çalıştırır hem de yaza doğru elektrik kesilecek diye ecel terleri dökmezdik. Petrolün varilinin 200 dolarlara doğru yol aldığı bugünlerde, ısınmak için doğalgaza değil jeotermale başvursaydık, cari açığın küçülmesine katkımız da olurdu. 20 sent olarak hesaplanan üretim maliyetlerinin yerli imalatla ve yaratılan istihdamın getireceği katma değerlerle nerelere kadar çekileceğini de görmüş olur, bu hesapları doğru yaparak enerji yatırımlarını yönlendirirdik.

Güneş enerjisinin önü açık
Memleketteki tüm bu belirsizliklere rağmen dünyada yenilenebilir enerji yasalarıyla desteklenen güneş enerjisinin hızlı bir büyüme içerisinde olduğunu görebiliyoruz. Su ısıtmada güneşin yaygın kullanılması dışında, fotovoltaik panellere (PV) olan talep de giderek artıyor. 2000 yılında Avrupa Birliği'nde 188 MWp olan kurulu güç, 2007 sonunda 4 bin 500 MWp'ye çıkmış durumda. Dünyada da benzer bir eğilim var. 1998 yılında 948 MWp olan kurulu güç 10 yıl sonra 9 bin 100 MWp'ye ulaştı ve 10 bine dayandı. Avrupa Fotovoltaik Endüstrisi Birliği'nin (EPIA) yorumu çok açık; "Güneş enerjisinin doğru politikalarla desteklenirse hızla büyüyüp 2012 yılı sonunda 44 bin MWp'ye ulaşma şansı var. Politikaların hayata geçirilmemesi ise bu hedefin yarı yarıya azalmasına neden olabilir."

Dağıtım özelleştirmesine sanayiciden tepki
Elektromekanik Sanayiciler Derneği (EMSAD), finansal kriz nedeniyle sektörde yaşanan "temkinli davranma" eğilimine dikkat çekerken, öte yandan da dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi konusunda birkaç noktada itirazlarını dile getiriyor. Yerli elektromekanik sanayicinin ve müteahhitlerin özelleştirme şartnamesindeki düzenlemeler sonucu yarış dışında kaldığını belirten EMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kartal Usluel, "Bu özelleştirmelerden elde edilecek gelirin ne şekilde kullanılacağı; son yıllarda büyük ölçüde ihmal edilen elektrik üretim, iletim ve dağıtım alanında acilen gereken yatırımlara tahsis edilip edilmeyeceği ise halen belirsizliğini korumaktadır" diyor. Usluel'in çekindiği bir başka nokta ise, dağıtım tesisini özelleştirme sonucu alan yabancı firmaların yerli sanayiyi devre dışı bırakarak kendi ülkesinde üretilen ürünlerle çalışmayı tercih etmesi.

Usluel, mevzuatta bunu engelleyecek bir madde bulunmadığına dikkat çekiyor. Türkiye'de enerji sektöründe yerli payının artırılması hem iç ekonomik dengeler hem de enerji güvenliği açısından şart. Türbin peşinde koşan yatırımcı bunu iyi biliyor. Usluel'in uyarısı bu nedenle önemli.

Kyoto heyecanı
Kyoto sürecinin içinde başından doğru bir pozisyonla yer almalıydık ama zararın neresinden dönersek kâr. Ancak, bir yandan Kyoto'ya imza atmaya karar verip, öte yandan yurdu termik santrallerle örmeye hazırlanmanın nasıl bir enerji planlaması içinde yer aldığını da merak etmiyor değilim. Yine de Türkiye'nin Kyoto'ya imza atması ve bir an önce tartışmalara katılarak konumunu belirlemesi çok önemli. Bu işlerin dışarıdan olmayacağını geçtiğimiz dönem içerisinde gördük. Sanıyorum pazarlıklar, protokolde belirlenen 1990'ın değil daha sonrasının, örneğin 2000'in baz alınması üzerinden yapılacak. Burada Türkiye kadar Çin ve Hindistan gibi ülkelerin talepleri de çok önemli. Birçok tartışmada adlarımızın beraber anılacağı bir döneme gireceğiz gibi gözüküyor.

Meraklısına...

Güneş enerjisi pazarı
Avrupa Fotovoltaik Endüstrisi Birliği (EPIA) tarafından hazırlanan ve bu ayki yazımızda da alıntı yaptığımız "Global Market Outlook for Photovoltaics until 2012" raporu, güneş enerjisi meraklıları için az ama öz veriler içeriyor. Kötümser ve iyimser olmak üzere iki ayrı senaryo üzerinden fotovoltaik panellerin geleceğinin değerlendirildiği rapor İngilizce ve ücretsiz olarak www.epia.org adresinden indirilebiliyor.

Alman malı yenilenebilir enerji
Almanya yıllardır yenilenebilir enerji konusunda lokomotif ülke olmaya devam ediyor. "Alman Malı Yenilenebilir Enerji Kaynakları" diye çevirebileceğimiz yayın, bilgilendirmekten çok üretici firmalara ulaşmanızı sağlayacak bir katalog aslında. Güneşten biyogaza birçok firmanın iletişim bilgileri bu kitapçıkta yer alıyor. Almanya Enerji Ajansı tarafından hazırlanan yayına ulaşamazsanız internette daha gelişmişi var. www.renewablesmadeingermany.com.

Hiç yorum yok: