30 Temmuz 2007

Türkiye bebek ölümlerini hala durduramıyor

Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Fon'unun son raporuna göre Türkiye bebek ölümlerini önlemde hala komşularının gerisinde. Türkiye’de doğan bir bebeğin Suriye’de doğan bir bebeğe oranla hayatta kalma şansı yarı yarıya az.

Özgür Gürbüz

Dünya nüfusu her geçen gün artıyor. Her iki saniyede yeni bir bebek dünyaya geliyor. Ekonomik büyüme ve tıptaki tüm gelişmelere rağmen bebek ölümleri hala büyük bir sorun. Bu konuda dertli ülkelerden biri olan Türkiye’de doğan her 1000 bebekten 37’si hayata gözlerini yumarken bu oran komşumuz Ermenistan’da 29, İran’da 28, Suriye ve Romanya’da 16, Bulgaristan’da 12 ve Yunanistan’da 6. Türkiye komşularıyla kıyaslandığında sadece Irak, Azerbeycan ve Gürcistan’dan daha başarılı bir grafik yakalamış gözüküyor. Irak’ta her 1000 bebekten 83’ü bir yaşına gelmeden hayata gözlerini yumarken, Azerbeycan’da bu oran 73, Gürcistan’da 39. Batı Avrupa ülkelerinde ise binde 4 civarında.

Türkiye 2050’de 100 milyon

BM Dünya Nüfus Fon’unun 2007 yılı raporuna göre Türkiye’nin 2005-2010 yılları arasındaki nüfus artış hızının yüzde 1.3 olması bekleniyor. 2050’de 100 milyonu geçmesi beklenen Türkiye’de yaş ortalaması kadınlar için 67, erkekler içinse 72 olarak hesaplanmış. Nüfus artışına karşın modern doğum kontrol yöntemlerini kullananların oranı yüzde 38’i geçmiyor. Bir başka ilginç istatistik ise okuma yazma oranıyla ilgili. 15 yaşın üstündeki kadınların yüzde 20’si okuma yazma bilmezken bu oran erkeklerde yüzde 5’e iniyor. Okuma yazma bilmeyen kadınların oranı Bulgaristan’da yüzde 2, Yunanistan’da 6, İran’da ise yüzde 30.

Hepimiz kentli olduk

Hızlı nüfus artışı beraberinde kentleşmeyi de getiriyor. Artık sadece Avrupa ve Amerika’da değil, Asya ve Afrika’da da insanlar kentlerde yaşamayı tercih ediyor. BM raporu 2008 yılından itibaren kentli olmayı tercih eden insanların 3 milyar 300 milyonu bulacağına işaret ediyor. Bu rakam 2030 yılında 4 milyar 900 milyona ulaşacak. Kırsaldan kente göç ileriki yıllarda da devam edecek. Asya ve Afrika kıtalarında kente göç, halihazırda 1 milyar 360 milyon olan kentli nüfusu ikiye katlayıp 2 milyar 640 milyona yükseltecek. Türkiye çoktan kentli olmuş bir ülke; nüfusun yüzde 68’i halihazırda kentlerde yaşıyor.

Büyük kentlere talep azalıyor

Nüfus hareketlerindeki ilginç değişim ise mega kentlerde yaşanıyor. Dünya nüfusunun yüzde 4’ünü barındıran Buenos Aires, Mexico City gibi dev kentlere yerleşen insan sayısından çok göç eden var. İnsanlar artık bu dev kentler yerine daha küçük kentlerde yaşamayı tercih ediyor. Dünya nüfusunun yüzde 52’si halihazırda nüfusu 500 binin altında olan kentlerde yaşamayı tercih ediyor.

Her 3 kentliden biri varoşlarda yaşıyor

İnsanların kırsaldan kente taşınması sorunlarından kurtulması anlamına da gelmiyor. Özellikle mega kentlerde yaşayan insanları yoksulluk, çevre kirliliği gibi birçok sorun bekliyor. Kentlerde yaşayan her 3 kişiden biri varoşlarda yaşıyor. Bu insanları temiz sudan fahişeliğe kadar birçok tehlike bekliyor.

Bebek ölümleri oranı (1000 üzerinden) Ortalama ömür (Erkek / Kadın)

Gelişmiş ülkeler 7 72.5 / 79.8

Az gelişmiş ülkeler 58 62.7 / 66.2

En az gelişmiş ülkeler 92 51.4 / 53.2

Dünya ortalaması 53 64.2 / 68.6


Hiç yorum yok: