20 Şubat 2008

Fırıldak enerjisi

Bir zamanlar "fırıldak enerjisi" olarak küçümsenen rüzgâr kurulu gücü dünyada 94 bin MW'ye ulaştı. Türkiye'nin potansiyeli ise 50 bin MW'lerle ifade ediliyor. Ülke, 200 MW'ye bile ulaşamayan rüzgâr kurulu gücüyle "Fırıldak Devrimi"ne direniyor.

Özgür Gürbüz - Global Enerji / Şubat 2008

Dünya Rüzgâr Enerjisi Konseyi (GWEC), 2007 yılının rakamlarını geçtiğimiz günlerde açıkladı. Dünyadaki kurulu rüzgâr gücü, 2006'ya oranla yüzde 27 artarak 94 bin megavata (MW) ulaşmış durumda. Bu yılın ilk yarısında büyük bir olasılıkla "dalya" diyecekler... Bundan 1015 yıl kadar öncesiydi. Türkiye'de nükleer değil rüzgâr enerjisi kurulsun diyenlere o dönemin üst düzey bürokratlarından yanıt gelmişti: "Fırıldak enerjisiyle mi elektrik üreteceksiniz?" diyerek çıkışmışlardı temiz enerji isteyenlereGeçtiğimiz yıl sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 5 bin 244 MW gücünde yeni rüzgâr çiftlikleri şebekeye bağlandı. Dünyadaki en büyük üçüncü rüzgâr kurulu gücüne sahip İspanya 3 bin 500 MW, pazarın yeni ama hızlı oyuncusu Çin ise 3 bin 400 MW'lik rüzgâr türbini dikti. Sadece bu üç ülkenin 1 yılda eklediği kapasite 12 bin MW'yi geçiyor. Avrupa'daki kurulu rüzgâr gücü de 57 bin MW'yi aştı. Rönesans hafif kalır, isterseniz biz bütün bu olan bitene "Fırıldak Devrimi" diyelim. Toplamda, geçen yıl tüm dünyada eklenen yeni kapasite 20 bin MW'ye ulaşıyor. Almanya hâlâ dünya birincisi ama uzmanlara göre 2009 yılında ABD, tacı Almanların elinden alacak. Bir yılda 9 milyar dolarlık yatırım öngören sektörün temsilcisi Amerikan Rüzgâr Enerjisi Birliği'nin hesaplarına göre 17 bin MW'ye ulaşan kurulu güç, 2008 yılında ortalama 48 milyar kilovat saat elektrik üreterek 4 milyon 500 bin evin elektrik ihtiyacını karşılayacak. *

8 yılda 20'den 200'e 2005 yılında çıkan yasaya ve sonrasında yapılan "iyileştirmeye" rağmen Türkiye "Fırıldak Devrimi"ne hâlâ ayak uydurmakta direniyor. 2000 yılı sonlarına gelindiğinde 20 MW'ye merdiven dayayan "fırıldak gücümüz" bugün 200 MW'ye yaklaşıyor. EPDK'da bekleyen ve 78 bin MW'yi bulan lisans başvuruları en sonunda potansiyelin fark edildiğini gösterse de, bürokratik engeller hâlâ aşılabilmiş değil. Rüzgâr yatırımcıları, verdikleri teminat mektupları için ödedikleri faizlerden bunaldıklarını dile getiriyor. Elektrik sıkıntısının kapıda olduğu günlerde bir mucize gibi önümüze çıkan bu büyük potansiyeli kullanmak için hükümetin acil tedbir alması şart. Onlar ise 10 yıl sonra güvenli çalışıp çalışmayacağı belirsiz olan nükleer enerjiyle vakit kaybediyorlar. Bilindiği gibi, rüzgâr santralleri, en çabuk hayata geçirilen büyük çaplı enerji santralleri arasında yer alıyor, hatta başı çekiyor. Dışa bağımlı olmaması da bir başka avantaj; bu yüzden de ilk akla gelen çözüm önerilerinden biri olması kaçınılmaz. Lisans başvurularının büyüklüğünü de dikkate alırsak, Türkiye'nin İspanya'ya benzer bir model geliştirerek yerli üretimi ön plana çıkarması ve dünyanın en büyük üreticilerinden biri olması içten bile değil. Böylece rüzgâr enerjisinin istihdama olan katkısından da tam anlamıyla yararlanılabiliriz.

Hedefiniz yoksa gidecek yolunuz da yoktur!
Tüm bunlar için iyi bir planlama şart. Sadece rüzgâr için değil, tüm enerji kaynakları için hedef belirlenmeli. Bu hedef bir takvime bağlanmalı ve karar vericiler sadece hedefe ulaşılmadığını hissettiği anlarda piyasaya müdahale etmeli. "Liberal değil devletçi olsun" deseniz de fark eden bir şey yok. Plansız hiçbir şeyin olmayacağı ortada.

Bakın "elalem" nasıl yapıyor bu işi?.. Avrupa Birliği, ocak ayı sonunda enerjideki yeni hedeflerini belirledi ve üye ülkelere sundu. İklim değişikliği ve enerji güvenliği sorunlarına çözüm olarak önerilen pakette yenilenebilir enerjinin payının 2020'ye kadar yüzde 20'ye ulaştırılması öneriliyor. Yüzde 20'lik payın yüzde 10'unu ulaşımda kullanılacak biyoyakıtlar oluşturuyor. Petrol ve dizelin yüzde 10'unun biyoyakıtla değiştirilmesi hedefi zorunlu kılınacak, aynı toplam enerjide yüzde 20'lik yenilenebilir hedefi gibi. Aradaki tek fark, yüzde 20'lik pay içerisinde yer alacak enerji kaynaklarının seçiminin üye ülkelere bırakılması. İşte size bir hedef koyma örneği. Nereye gideceğinizi bilirseniz, nasıl gideceğinizi de elbet bulursunuz.
*h t t p : / / w w w . a w e a . o r g

Biracılardan öğrenecek çok şey var
Elektrik İşleri Etüt İdaresi, her yıl Türkiye'nin en verimli sanayi tesisini seçiyor. Bu yıl ödülü alan Efes Pilsen'in Lüleburgaz'daki bira fabrikası oldu. Efes, enerji yoğunluğunu 2003 yılına göre yüzde 64 oranında azaltmayı başarmış. Yıllık yüzde 21.4'lük bir ortalamaya denk geliyor bu. Asıl ilginç olan, bu kadar önemli bir tasarrufun gerçekleştiği süre. İlk yıl enerji yoğunluğu yüzde 39 azaltılmış, ikinci yıl yüzde 36 ve 2006 yılında da bir önceki yıla göre yüzde 10 azalma sağlanmış. Bu işletmenin sahibi olsaydınız ve biri size gelip, "Sadece 12 ay içerisinde enerji tüketiminizi yüzde 39 azaltırım" deseydi ne derdiniz? Muhtemelen ya inanmazdınız ya da havalara uçardınız. Bir üçüncü olasılık ise "Kaça patlayacak" diye sorardınız. Efes'in başarısının ardında görülmeye değer en önemli nokta da bu aslında. Enerji yoğunluğunu düşürmek için fabrikanın tam 12 ayrı alanında yatırım yapılmış. Örneğin buhar üretim prosesinde yapılan çalışmalar sonucu 769 TEP/yıl değerinde tasarruf sağlanmış. Harcanan para 219 bin 867 YTL. Bu yatırımın geri ödeme süresi ise enerji tasarrufundan elde edilecek miktara göre hesaplanınca sadece 7 ay. Bu kadar kısa sürede geri ödemesi olan bir yatırıma hayır diyecek işletmeci var mı acaba? İşte size Türkiye'nin sanayideki enerji verimliliği potansiyeline güzel bir örnek olmakla birlikte, enerji krizinin çözümünde tek çarenin yeni santraller kurmak olmadığının da güncel bir kanıtı.


Meraklısına...

Fosil yakıtlı enerji santralleri
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) tarafından fosil yakıtla çalışan enerji santralleriyle ilgili bir rapor (Fossil FuelFired Power Generation) yayınlandı. Raporda, 4 kıtadan örneklerle, Almanya, Çin, Amerika gibi ülkelerde yapılan ve yüksek verimlilikle çalışan termik santrallerin karşılaştırması yer alıyor. Maliyetten dizayna, verimlilikten karbondioksit emisyonlarına kadar santrallerin birçok teknik detayı raporda yer alıyor.
PDF kopyası 80 avro. İnternet üzerinden sipariş için UEA kitaplığı:
http://www.iea.org/w/bookshop/add.aspx?id=313

Rakamlarla enerji ve ulaşım
Avrupa Birliği Enerji ve Taşımacılık Genel Direktörlüğü, her yıl enerji ve ulaşımla ilgili istatistiki bilgileri bir kitapçıkta topluyor. Avrupa Birliği ülkelerindeki enerji tüketim, üretim, ihracat rakamlarını ve eğilimleri bir çırpıda görmek için oldukça iyi bir kaynak. Ücretsiz internet üzerinden indirilebiliyor.
http://ec.europa.eu/dgs/energy_transport/figures/pocketbook/2006_en.htm

Dünyadan verimlilik politikaları
Dünya Enerji Konseyi, birçok ülke için gündemin bir numarası haline gelmeye başlamış olan enerji politikalarını hazırladığı bir raporla masaya yatırmış. 19902006 yılları arasında dünyadaki birçok bölgede yapılan verimlilik çalışmalarıyla toplam 4.4 GTEP oranında enerji tüketiminin önüne geçilmiş. Bu rakama ulaşılmasında Çin'in katkısının yüzde 50'lere vardığı belirtilen rapor, enerji verimliliği potansiyelini gözler önüne seriyor.
Ücretsiz indirebilmek için:
http://www.worldenergy.org/documents/energy_efficiency_es_final_online.pdf

Hiç yorum yok: