25 Mart 2016

Tecavüz ediyorlar ama çalışıyorlar

Özgür Gürbüz-BirGün/25 Mart 2016

Dünya, BirGün gazetesi Eğitim Muhabiri Serbay Mansuroğlu’nun ortaya çıkardığı Karaman’daki tecavüz vakasını konuşuyor. Ensar Vakfı ve Karaman İmam Hatip Mezunları Derneği’ne (KAİMDER) ait öğrenci evlerinde 45 erkek çocuğa tecavüz edildiği haberi önce gizlenmeye, sonra inkâr edilmeye çalışıldı. Olmadı. Şimdi tüm dünya biliyor.

Sonra bildik senaryoya geçildi, olayı küçümseme, önemsizleştirme çabaları başladı. Adalet ve Kalkınma Partisi bunu her olayda yapıyordu; yine yaptı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu gazetecilerin sorularını yanıtlarken, onlarca çocuğun cinsel istismara uğradığı Ensar Vakfı'nı “Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz. Biz Ensar Vakfı’nı da tanıyoruz, hizmetlerini de takdir ediyoruz, ama öteki taraftan bunu yapan kişi için de sıfır toleransla hukuki açıdan bütün takibimizi yapıyoruz” sözleriyle savundu.

“Bir kere”, “biraz”, “ufacık”, “gemicik” ve “fıtrat” dediğimiz her konu dağ gibi sorunlar haline geldi. Mutluluğumuzu, gülen yüzümüzü, dostluğumuzu, emeğimizi çaldı ve hepsinden önemlisi bu ülkede canlar aldı. Sokakta gülen insan yok, mutlu olan yok, umudu olan yok.

Ertelemek, görmezden gelmek, küçümsemek artık işe yaramıyor.

Biz bu filmi yolsuzluklar ortaya döküldüğünde de gördük. Önce inkar ettiler, sonra “beni dinlemişler, ailemi dinlemişler, oğlumu, kızımı dinlemişler” diye aslında kabul ettiler. Son çare küçümsediler. Taraftarlar da, “çalıyorlar ama çalışıyorlar” diye geçiştirmeye çalıştı. Sonuçta, bakanların önüne yattığı, iş adamı diye ödül verdikleri Rıza Sarraf, ABD’de hapse atıldı. Bir kere yolsuzlukların önünü açarsanız ülke soyguncuların eline düşer. Onlar kral, emeğiyle, namusuyla çalışanlar sefil olur. Türkiye’de durum bu.

Biz bu filmi IŞİD meselesinde de gördük. IŞİD üyelerine terörist diyemediler, Fatih’te masa açıp propaganda yapmalarına göz yumdular. Adıyaman’da örgütlendiklerini herkes duydu, İç İşleri Bakanı, emniyet müdürleri duymadı. Gözü dönmüş bu örgüte silah yardımı yapılmasından, silahlı üyelerinin Suriye’den gelip Türkiye’de tedavi edilmesine kadar onlarca ‘iddia’ ortada. Hepsini göz yumdular, küçümsediler, görmezden geldiler. Haberlerin değil yazanların üzerine gittiler. Sonuç ne oldu? IŞİD üyeleri ülkenin dört bir yanında bomba oldu, arkadaşlarımızı, dostlarımızı öldürdü. Bizleri evimize hapsetti. Eli kanlı IŞİD üyelerine göz yumanlar yüzünden, onlar bizi bin kere vurdu.

Biz bu filmi Soma’da da gördük. 301 madencinin öldüğü kazadan sonra sorumluları cezalandırmak yerine işçileri tekmeleyenler yüzünden Ermenek’te 18 madenciyi daha toprağa verdik. Fıtrat diyenler, “bir kere” diyenler yüzünden 18 can daha gitti.

İlk işçi ölümünü “bir kere” deyip geçmeseydiniz her yıl binlerce işçiyi toprağa vermezdik.

Kesilen ağaçları “birkaç” diye küçümsemeydiniz, İstanbul’un ciğeri Kuzey Ormanları talan edilmezdi.

Anayasayı tanımam diyene ‘bir kere’ diye izin vermeseydiniz, bugün ortada herkesin güveneceği bir hukuk kalırdı.

Ey, ‘bir kere’ciler, fıtratçılar. Biz sözümüzü söyledik, şimdi top yine sizde. Çocuklarınızın gözünüzün önünde tecavüz edilmesine “bir kere olmuş” deyip geçecek misiniz, yoksa din maskesiyle, hükümetle arasındaki ilişkiyle, kendilerini gizleyen bu istismarcılara dur mu diyeceksiniz?

Bugüne kadar yolsuza, hırsıza, kanunsuza ses çıkarmadınız. Böyle devam ederseniz, sesinizi çıkarmazsanız, hayır ve din adıyla bu işleri yapanlara ne diyeceğiz? “Tecavüz ediyorlar ama çalışıyorlar” mı diyeceğiz? Bu durumun gülünecek bir tarafı yok. Çocuklarınız, çocuklarımız tehlikede. Bıçak nereye dayandı görmüyor musunuz?

Hiç yorum yok: