26 Ağustos 2012

Beşiktaş'ın eksiği ne?

Özgür Gürbüz-BFSŞ/26 Ağustos 2012

Finansal sorunlar nedeniyle basketbol ve hentboldaki sportif başarıların konuşulmadığı bir yılı arkada bırakan Beşiktaş, futbolla birlikte hareketlenmeye başlayan yeni spor sezonuna adeta tüm branşlarda çoktan havlu atmış gibi başladı. Bu havanın yaratılmasında en büyük pay kuşkusuz kulübü çok zor bir duruma düşüren Yıldırım Demirören ve dönemin yöneticilerinin. Demirören sonrası sürecin de iyi yönetilmediği ortada. Bir analize ihtiyaç var ama bu yazı onu yapmayacak. Bu yazı sadece dün akşam oynanan Beşiktaş Galatasaray maçına ve Beşiktaş’ın eksikliklerine odaklanacak.
 
Ligde iki maçı geride bırakan futbol takımının hangi mevkilerde oyuncuya ihtiyaç olduğu dünkü maçtan sonra daha iyi görülmeye başladı. Beşiktaş’ın artık kangrenleşen kaleci sorununa bir çözüm şart. Allan McGregor bu açığı kapatır diye her Beşiktaşlı gibi ben de umuyorum ama bu durumda bile bir yedek kaleciye ihtiyaç var. Rüştü’yü çok arıyoruz ve bu yönetim de çok arayacak. Keşke Fikret Orman daha fazla gecikmeden Rüştü’den özür dilese ve kendisini oyuncu-kaleci antrenör olarak Beşiktaş’a geri çağırsa. Çok geç olmadan.
 
Defans hattında sorun yok
Beşiktaş’ın yıllardır sağ beki yok. Hilbert gerçekten iyi bir iş çıkarıyor ama onun asıl yeri orta saha, hatta sağ açık. Stuttgart’ın Bundesliga’yı şampiyon bitirdiği 2007 yılında Hilbert’in atılan 61 golün 7’sine imza attığını unutmamak lazım. Hilbert’i orta sahaya çıkaracak bir sağ bek önemli bir katkı olur ama kasada para yoksa bu transfer bekleyebilir ne de olsa önde Holosko var. Royston Drenthe haberi doğruysa ve bu oyuncu beklenen performansı ortaya koyabilirse Beşiktaş’ın sol kanadı için iyi şeyler söyleyebiliriz. İsmail savunma özelliklerini geliştirmek zorunda ama Uğur Boral ve Drenthe ile bu kanat için idare edecek bir formülün bulunacağını düşünüyorum. Orta sahanın solunda oynayabilecek Olcay ve Veli’yi de unutmamak lazım. Defansın ortası içinse bir şey yazmıyorum. Toraman, Escude, Sivok ve Adem Gülüm’den iyi bir ikili çıkacağını düşünüyorum.
 
Orta sahada geçtiğimiz yıldan kalan sorun devam ediyor. Bir de buna Ernst’in yokluğunda top kapıp o topları olumlu kullanacak oyuncu eksiği eklendi. Fernandes baskı altındayken oyun kuracak bir başka orta saha oyuncusuna ihtiyaç var. İbrahim Toraman’ı orta sahada kesici göreviyle oynatmak bence doğru değil. Onun yeri defansın ortası, tabi şu sinirli hareketlerine, hakeme bağırıp çağırmalara bir son verirse. Veli ve Necip’in de kazandıkları topları çok iyi kullanamadıkları ortada. İş Fernandes’in üzerine kalırsa Beşiktaş zorlanır, Fernandes de isyan eder. Muhammed Demirci ve Oğuzhan hakkında bir şey söylemek için çok erken. Ya onlar bu rolü üstlenecek ya da Beşiktaş Fernandes ayarında olmasa da ayağında top tutabilen bir oyuncuyu transfer edecek. Galatasaray maçında Beşiktaş’ın topa sahip olma istatistiği yüzde 42’ydi.
 
Batuhan çözüm olabilir mi?
Mustafa Pektemek’in sakatlığı hem herkesi üzdü hem de hücum hattına bir transferi gündeme getirdi. Almeida iyi bir hücum oyuncusu ama onun da sık sık sakatlandığı unutulmamalı. Hem hava toplarında hem son vuruşlarda iyi bir ikinci adam gerekiyor. Bobo gibi biri yani. İlk 11’de olmasa bile kulübede böyle birine ihtiyaç var.
 
Beşiktaş’ın bu yıl başarılı olması için takım içinde düzen kurması, herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Yukarıda yazdığımız transferler yapılırsa Beşiktaş “kesin şampiyon olur” diyemeyiz ancak takım oyunu oynamak için gereken, “her mevkinin o mevkinin oyuncusuyla doldurulması” şartı en azından yerine getirilmiş olur. Gordon Milne’in başarısının ardında da bu vardı. Yaratıcı oyuncu azdı ama oynadığı yerin sahibi oyuncu vardı.

Hiç yorum yok: