18 Temmuz 2011

Sarıkız nükleere karşı

Özgür Gürbüz-BirGün / 17 Temmuz 2011

Bu ülkede her hafta nükleer enerjiyi savunmak adına olmadık şeyler ağza alınıyor. 'Gaf' desen değil, 'laf' desen hiç değil. En sonuncusunun altında Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın imzası var. Çağlayan nükleer enerjiye karşı çıkanlara şöyle seslenmiş, “...Peki kardeşim başımın üstünde yerin var. Koy bakalım yerine, ne koyacaksın? Tezekten mi enerji üreteceğiz? Varsa böyle bir teknoloji getir. Ama yok.”

Gerçekten yok mu böyle bir teknoloji? Yanıtı siz de tahmin ettiniz; tabi ki var. Yıllardır Türkiye'de binlerce aile, 'tezek' dediğimiz büyükbaş hayvan dışkılarıyla evini, ocağını ısıtıyor. Doğalgazda dışa bağımlılıktan her fırsatta yakınan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin çabaları henüz her köye doğalgaz borusu döşemeye yetmedi. Bu çelişki ayrı bir yazı konusu ama başka bir zaman değinelim. Döşense ne yazar? O faturaları ödeyecek para kimde? Doğalgaz pahalı. Evinizi nükleer santrallerde üretilen elektrikle ısıtmak da ekonomik değil. Enerji çevrimindeki verim kaybı, çevreye verilen zarar ve ekonomik maliyet gibi üç kıstas ele alındığında, elektrik enerjisi kullanarak evinizi ısıtmanın listenin en sonunda yer alacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bizde son yıllarda çok moda olan elektrikli ısıtıcı kullanıcılarına da bu vesileyle küçük bir uyarı yapmış olalım. Uzun lafın kısası, tezekle ev ısıtmak, hoşunuza gitsin ya da gitmesin, doğalgaz veya elektrikle ısınmaktan çok daha ucuz. Kişi başına düşen gelir köylerde hatırı sayılır bir miktarda artmadıkça tezek köylülerin tercihi olmaya devam eder; etmelidir de. Önemli olan daha akılcı ve verimli yöntemlerle tezekten yararlanmak. Dilerseniz bundan sonrasını, tezeğin enerji üretimindeki önemini bize üreticisi eski dostumuz ‘Sarıkız’ anlatsın.

Bakan Çağlayan, Sarıkız ve arkadaşlarının dışkılarından enerji elde etmenin teknolojik yolu var mı diye sormuş. Yanıtımız evet. İşlem, Sarıkız ve arkadaşlarının yeşil sahalara çıkmasıyla başlıyor. Sarıkız sahadaki otları yiyor, yedikçe dışkı ya da tezek üretiyor. Hayvan dışkılarından, çeşitli bitkilerden, ağaçlardan, organik atıklardan, büyük ve küçükbaş hayvanlar ile tavuk dışkılarından elde ettiğimiz enerjiye biyokütle enerjisi diyoruz. Odun ve bazı bitkiler aynı kömür gibi yakılarak enerji elde ediliyor. Hayvan dışkıları ve organik çöpler biyogaz tesislerinde gazlaştırılarak yakılabiliyor ve elektrik bile üretilebiliyor. Nükleer santraller sadece elektrik üretebilirken, biyogaz tesislerinden elektriğin yanında ısı elde edilmesi de mümkün. Asıl önemlisi bu tesisler daha küçük ölçekte olduklarından yerel enerji ihtiyacını karşılamada daha etkinler. Hayvan çiftliklerinin yanına kurulan bir biyogaz tesisi, hem çiftliğin elektrik ve ısınma ihtiyaçlarını karşılıyor, hem de fazla elektriği satarak bu yatırımın kısa sürede kendisini amorti etmesini sağlıyor. Merak edenleri Osmaniye'nin Hemite köyündeki projeyi incelemeye davet ediyorum. Üretilen enerji o civarda kullanıldığı ve genelde bu gibi tesisler kent dışında yer aldığı için iletim kayıplarının da önüne geçiliyor. Yerli kaynak olduklarından enerji ithalatı azalıyor; yerel ve makro ekonomiye katkı sağlanıyor. Hayvan dışkılarından biyogaz elde edildikten sonra kalan atık da gübre olarak kullanılabiliyor. Nükleer santralden çıkan radyasyonlu atığı siz gübre olarak kullanabilir misiniz? Bu iğneleyici soruyla birlikte Sarıkız ve arkadaşları nükleer enerjiye ilk gollerini atıyor. Sarıkızspor 1- Atomspor 0.

Biyogaz üretiminde kullanılan kaynaklar organik oldukları için çevreye zararları oldukça sınırlı. Bu nedenle temiz enerji kapsamında değerlendiriliyor. Küresel ısınmaya en az neden olan enerji kaynaklarından biri biyokütle. Bitkiler büyürken fotosentez yapar, karbondiyoksit alıp oksijen verirler. Yakıldıklarında ise biriktirdikleri karbondiyoksiti atmosfere salarlar. Bu nedenle de küresel ısınma katkısı 'sıfır' kabul edilir. Biyokütleden hem elektrik hem de ısı elde edilirse bu değer ‘eksi’ bile olabilir. Bu da Sarıkız'ın dışkısının nükleere attığı ikinci gol olsun. Bakan üzgün, şike itirazları var ama sonuç değişmedi. Durum şimdi 2-0.

Taraftar oyundan memnun ama henüz tam anlamıyla tatmin olmadı. Bunlar iyi hoş da, Sarıkız ve arkadaşları koca koca nükleer santraller kadar elektrik üretebilir mi diye soruyorlar. Kocaeli Üniversitesi’nden Semra Öztürk, Mustafa Özcan ve Mehmet Yıldırım ilginç bir çalışmaya imza atmışlar. Yapılan hesaplamalar sonucunda Türkiye'de 42 milyar kilovatsaate (kWs) eşdeğer biyogaz potansiyeli olduğu sonucuna varmışlar. Türkiye’nin 2010 yılında 210 milyar kWs civarında elektrik tükettiği düşünülürse bu potansiyelin ‘dev’ bir potansiyel olduğu rahatlıkla söylenebilir. Ancak bu idialı bir çalışma. Örneğin, 16 büyükşehirin kentsel atıksu arıtma çamurlarının yüzde 100’ünün biyogaz üretiminde kullanıldığı varsayılmış. Fikir vermesi açısından araştırmadan başka bir örnek verelim. Türkiye'nin işlenebilir tarım alanlarının sadece yüzde 1’inden 26 milyar kWs civarında elektrik üretilebiliyor. Bu rakam neredeyse Akkuyu’ya kurulması düşünülen 1200 megavatlık üç reaktörün üreteceği elektrik kadar. Kaleci çaresiz, Sarıkız bu sefer kafayla ağları havalandırıyor. Atomspor çok zor durumda, skor 3-0 oldu.

Bakan Çağlayan bilmiyor ama Türkiye halihazırda biyokütle kullanıyor. Sarıkız ve arkadaşları sağ olsun, Türkiye'de üretilen birincil enerjinin yüzde 15'i biyokütle ve atıklardan sağlanıyor (Kaynak: Eurostat). Az üreten ve çok tüketen bir ülke için bu rakamın önemini anlatmaya gerek yok. Türkiye 2009 yılında 30 milyon 349 bin ton eşdeğeri petrolü bulan (toe) birincil enerji üretiminin, 4 milyon 636 bin tonunu biyokütle ve atıklardan elde etmiş. Hesap bu kadar açık ve net. Koskoca Ekonomi Bakanı'na bunu kimsenin söylememiş olması bir ayıp. Sarıkız ve arkadaşlarının bu ülkedeki insanlar için yaptığı 'fedakarlığın' böylesine hor görülmesi ise bir başka ayıp. Avrupa Birliği'nin 2020 yılında enerjisinin yüzde 20'sini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama hedefi olduğunu, biyokütlenin de bu hedefte çok önemli bir yer tuttuğunu da hatırlatalım. Bu son golle birlikte hakem doksan dakikayı bitirdi. Sarıkızspor Atomspor'u 4-0 gibi farklı bir sonuçla yenmeyi başardı.

Hiç yorum yok: