18 Ağustos 2009

Temiz Enerji Kaynakları - 4

DOĞALGAZIN EN CİDDİ RAKİBİ: JEOTERMAL

Özgür Gürbüz - Gazete Habertürk / 18 Ağustos 2009

Enerji deyince akla çoğu zaman elektrik enerjisi geliyor. Oysa, ısınmadan ulaşıma kadar birçok alanda elektrik enerjisi dışında başka kaynaklar kullanıyoruz. Neredeyse tamamı ithal edilen doğalgazın sadece yarısı elektrik üretmek için kullanılırken yüzde 22,5’i evlerde ısınma amaçlı, yüzde 27,5’i ise sanayide kullanılıyor. Elektrik üretiminde doğalgazdan vazgeçsek bile evlerde kullanmak zorundayız çünkü elektrikle ısınmak çok daha pahalı.

5 milyon konut ısıtılabilir
Dünyanın en büyük yedinci jeotermal enerji potansiyeline sahip Türkiye’de bugün jeotermal enerjiyle ısınan konut sayısı 150 bin. İzmir Balçova 30 bin konutla başı çekiyor. Onu Afyon, Balıkesir gibi iller izliyor. Türkiye Jeotermal Enerji Derneği Başkanı Orhan Mertoğlu, mevcut potansiyelin, Ankara’nın iklim şartlarına sahip 100 metrekarelik beş milyon konutu ısıtabileceğini söylüyor. Üstelik en yüzde 50 daha az ödeyerek. Belediyelerin maddi sorunlar yüzünden yeterli ilgi gösteremediği jeotermalle ısınma konusuna devletin İller Bankası aracılığıyla destek vermesini de istiyor. 1973 yılında Türkiye’de jeotermalle ısıtılan sera miktarının iki dönüm olduğunu belirten Mertoğlu, şimdi bu rakamın iki bin dönüme çıktığını söylüyor. Elektrik üretiminin ucuzluğuna değinen Mertoğlu, santrallerin 7-8 yılda ilk yatırım maliyetini geri ödediğini, en eski santral olan Kızıldere’de kilovatsaati 2 avro cent’e üretim yapılabildiğini söylüyor.

Elektriğin yüzde 5’i yeraltından gelebilir
Yeraltı suyu sıcaklığının 150 dereceyi geçtiği yerlerde üretim kuyusundan alınan buhar, türbin ve jeneratör vasıtasıyla elektrik enerjisine çevrilebiliyor. Kaliforniya eyaletinin elektriğinin yüzde 5’i, İzlanda’da ise ülkenin elektrik ihtiyacının yüzde 20’si jeotermalden karşılanıyor. Türkiye ise altı ana sahanın özel sektöre verilmesi ile kurulu güç kapasitesini 100 MW’a çıkarmayı başardı. Mertoğlu, yıl sonunda 110 MW’ı bulması beklenen kurulu gücün 2 bin MW’a kadar çıkabileceğini ve şu andaki elektrik talebinin yüzde 5’ini karşılamaya yeteceğini belirtiyor.

***
DÖRT MİLYON TON KÖMÜRE DENK ODUN VAR
Türkiye’nin birincil enerji tüketiminin yüzde 3’ü odun, yüzde 2’si de hayvan ve bitki artıklarından karşılanıyor. Planlı bir çalışma, çalı çırpı diye küçümsenen ormanlarımızın aslında yüzde üçlük enerji tüketiminden daha fazlasını karşılamasına olanak sağlayabilir. Orman Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde ortalama 6 milyon ton orman emvalinin biyoenerji kaynağı olarak kullanılabileceğini, 22 milyon ton olan ithal kömürün 4 milyon tonunun odunsu biyokütle kaynaklarıyla ikame edilebileceğini belirtiyor. 2015’e kadar Türkiye’nin tükettiği elektriğin yüzde 1’ini karşılamak da hedefler arasında.

Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi Dekan Yrd. Prof. Dr. Nedim Saraçoğlu, birincil enerji üretiminde biyokütlenin payının yüzde 10’ları bulduğuna dikkat çekiyor ve enerji ormancılığıyla bu oranın daha da artacağını söylüyor. Saraçoğlu, “Enerji ormancılığı için çoktan deneme alanları kurulmuş olmalıydı. Geç kalındı, ilerisi görülmedi, biyoenerjinin önemi fark edilmedi” dese de gelecek için umutlu. Her ülkede farklı ağaç türlerinin yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Saraçoğlu, bölgeden bölgeye ağaçların büyüme hızının değiştiğine dikkat çekiyor. Karadeniz’de kızılağaç, Akdeniz’de okaliptus iyi sonuç veriyor. Enerji ormancılığı için hızlı büyüyen ve kalorisi yüksek olan ağaçlar ekiliyor, belli bir olgunluğa gelince ağaçlar kesilip yakılarak ya ısınma ya da elektrik üretiminde kullanılıyor. ‘Ne yapılmalı’ sorumuzu Saraçoğlu, “Odun ve tarımsal atıkları yakacak tesisler kurulmalı. Enerji üretimi amaçlı ağaç yetiştirmek isteyen şirketlere 49 yıllığına arazi tahsis edilmeli. Şirketlere ‘oto-prodüktör’ kapsamında enerji ormanı kurmaları için izin verilebilir. Enerji ormanları kurulursa köylüler de kazançlı çıkar” şeklinde yanıtlıyor.

Yılda 2 bin kazan üretiyor
Malatya’da 28 yıldır kazan imalatı yapan Mimsan firması son beş yıldır biyokütle kazanları da üretiyor. Endüstriyel tesislerin atıkları ve evler için yılda farklı tipte 2 bin kazan ürettiklerini belirten Genel Müdür Ahmet İlhan, çöp atıklarından pamuk şiftine, meyve çekirdeklerinden çay artıklarına kadar her türlü ürünü yakabilen kazanlar sayesinde ısı ve elektrik üretilebilir diyor. “Çevre ve Enerji Bakanlığı’na proje verdik. Türkiye’de biyokütle potansiyelini sadece orman varlığı olarak algılamak yanlış. Tarımsal atıklar, her yıl yakılan anızlar, ve seralardaki atıklar kullanılabilir. Endüstriyel uygulamalar daha karlı” diyen İlhan, “Atığı olan firmalar için biyokütle büyük avantaj” diyor.

***
UZMAN GÖRÜŞÜ

“Türkiye’nin tüm enerji talebini karşılayabilir”
Prof. Dr. Halim Gürgenci Queensland Üniversitesi (Avustralya) Jeotermal Enerji Merkezi Müdürü

- Türkiye jeotermal kaynaklarını iyi kullanıyor mu?
Türkiye’de vizyon çok sınırlı jeotermal konusunda. Kanun bile mineralli sular ve jeotermal kaynaklar diye çıktı, ikisini aynı kefeye koymuşlar. Türkiye’de altı tane havza var ve altısı da ihaleyle verildi. O zaman neyi konuşuyoruz diyorlar. Kendi kendine, suyun basıncıyla çıkan kaynaklar bunlar. Yakın yüzey jeotermal kaynağı olup da kullanmayan ülke yok. Bizde geç de olsa başladı.

- Avustralya’da başka bir yöntem üzerinde çalışıyorsunuz...
Avustralya’da 4-5 bin metre derinlikte neredeyse sınırsız bir kaynak var. 270-280 derecede sınırsız bir ısı var. Elektrik üretimi için çok ideal. Klasik teknikten farklı olarak iki farklı kuyu kazıp, birinden su basarak aşağıdaki kayalar arasına gönderiyorsunuz. 280 derecelerde ısınan su diğer kuyudan geri geliyor. Petrol kuyularında kullanılan tekniğe benziyor. Maliyet artıyor ama Türkiye’de bu yöntemle elde edilebilecek çok ciddi bir kaynak var.

-Diğer yenilenebilir kaynaklara göre jeotermalin avantajı nedir?
Diğer yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ekonomik olarak baş edecek bir kaynağın 150 derece olması gerekli. Jeotermalin maliyet dışında en büyük avantajı ise baz yük santrali gibi çalışması. Sürekli bir kaynak olduğu için diğer kaynakları tamamlayabiliyor. Türkiye’deki jeotermal potansiyeli, Türkiye’nin tüm enerji talebini karşılayacak düzeyde, bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum ancak bunun nasıl kullanılacağı konusunda çalışmalar yapılmalı.

***
4 milyona mal oldu, 4 ayda geri ödedi
OYKA’nın Çaycuma Kağıt Fabrikası’ndaki biyokütle kazanı Temmuz 2008’den beri selülöz ve kağıt üretimi sırasında kullanılan kazanla beraber kullanılıyor. İki kazandan elde edilen buharın türbinden geçirilmesiyle elektrik üretiliyor ve fabrikanın ihtiyacının yüzde 40’ı karşılanıyor. Son bir yılda 30 milyon kilovatsaat elektrik üreten ve 4 milyon TL’ye mal olan biyokütle tesisi, kendisini 4 ayda amorti etmiş.

***
Yanlış Bilgi
Biyokütle kaynaklarından olan odunun yakılmasıyla atmosfere verilen karbondioksitin (CO2) küresel ısınmaya yol açtığı temiz enerji kaynakları konusundaki yanlış bilgilerden. Bitkiler, büyümeleri sırasında karbondioksit alıp oksijen verdikleri için yakıldıklarında çıkardıkları CO2 miktarını sıfırlar ve bu yüzden temiz enerji sınıfında yer alırlar.

***
Biyokütle Kaynakları
1. Odun ve orman artıkları,
2. Geleneksel tarım ürünleri
3. Enerji ormanları
4. Hayvan atıkları
5. Çöplük gazı
6. Belediye katı atıkları
7. Tarımsal ve endüstriyel atıklar
8. Kauçuk atıklar.

YARIN (GÜN 5 ): Atatürk'ün önderlik ettiği temiz enerji hangisi / Biyodizel hayal mi oldu? / Rakamlarla yenilenebilir enerji

Hiç yorum yok: