01 Nisan 2009

AB tarım ilacını sınırladı. Türkiye'de ne olacak?

Avrupa Parlamentosu’nun tarım sektöründe kullanılan pestisitlere sınırlama getirmesi hem Avrupa’da hem de Türkiye’de tartışma yarattı. Tarım bitkilerini çeşitli haşerelerden korumak amacıyla kullanılan pestisitlerin bir çoğu, alınan bu karar doğrultusunda yasaklanıyor ve geçiş süreci olarak da azami 10 yıl gibi bir süre tanınıyor.

Özgür Gürbüz - Gazete Habertürk / 1 Nisan 2009

Ocak ayında Avrupa Birliği (AB) tarafından bazı pestisitlerin kullanımını yasaklayan karar öncelikle pestisitlerin, sinir sistemine, iç salgı bezlerine etki eden, kansere yol açan ve genetik yapıyı bozan türlerini devre dışı bırakmayı hedefliyor. Karar, 577’ye karşı 61 oyla alındı ve 20’ye yakın maddenin AB içerisinde kullanımı yasaklandı. Karara karşı ise özellikle İngiltere’den muhalif sesler gelmeye devam ediyor. Tarımda üretim rakamlarını aşağıya çekeceği gerekçesiyle bu yeni düzenlemeye karşı çıkan AB Parlamentosu Muhafazakar Grup milletvekillerinden Neil Parish, bazı ürünlerde yüzde 50’ye kadar rekolte kayıpları yaşanabileceğini öne sürüyor.

Lobici Profesör
En son olarak İngiltere Hükümeti’nin bir numaralı bilim danışmanı Profesör John Beddington da yeni düzenlemeyi bilimsel ve mantıklı olmamakla suçladı. Çevre konularına yer veren dünyaca ünlü “Ecologist” dergisinin bu yoruma yanıtı ise Beddington’ı rengini belli ettiği ve genleri değiştirilmiş ürünlerle tarım ilaçları için şirketler adına lobi yaptığı yönünde oldu.

Sıkı denetim şart
Türkiye’nin bu yasaktan nasıl etkilendiğini sorduğumuz Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Oktay Gürkan ise pestisit kullanımının ülkesel düzeyde yönetilmesinin önemine dikkat çekiyor ve bu konuda disiplinli, hızlı, doğru karar vermek ve dünyayı izlemek gerektiğini söylüyor. Gürkan, “Bu son gelişme sadece bizde değil, tüm AB ülkelerinde olumlu ve olumsuz etkilerinin çokça tartışıldığı bir konu. AB üyesi ülkelerin tümünde pestisit kullanımına neden olan sorunlar aynı olmadığı gibi, ülkemizdeki tarımsal zararlı sorunlar da bunlardan çok farklı. Ülkemizin yetkili uzmanları AB’nin aldığı bu kararı, gerekli platformlarda değerlendirmektedir ve sanırım yakında bu konuda ülkemiz için uygun olan kararı alacaklardır” diyor. Kamuoyunda yaygın olan, pestisit kontrolünün son derece kontrolsüz yapıldığı düşüncesinin doğru olmadığını da söyleyen Gürkan, “Tüm pestisitlerin insan ve çevre sağlığı açısından bilinen ve bilinmeyen riskleri var. Uzman olmayan kişilerin tarım ilaçlarını satması, önermesi, kullanması mutlaka denetim altına alınmalıdır” açıklamasını da sözlerine ekliyor.

Yasak, AB’ye mal satan üreticileri de ilgilendiriyor. Yasağı destekleyen Avrupa Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Hiltrud Breyer, “Bu karar, zararlı pestisitlerin başka yerlerde kullanımını da engelleyerek domino etkisi yaratacak. AB’ye ihraç edilen ürünlerin de yasaklı pestisitler içermemsi gerekiyor” diyor.

“Alternatif Yöntemlerin Üzerinde Durulmalı”
Prof.Dr. M.Oktay Gürkan
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü


Alternatif tarımsal savaş yöntemleri mutlaka üzerinde durulması ve yaygınlaştırılması gerekli yöntemler. Ülkemizde bu konudaki çalışmalar yaygın, ancak bu yöntemlerin hiçbirisi tek başına kimyasal savaş kadar hızlı, etkili, ucuz ve çiftçiler tarafından kolay uygulanabilir değil. O nedenle ülkemizin çok deneyimli tarımsal savaş uzmanlarının “Entegre Zararlı Yönetimi " programlarını kısa sürede gündeme getirmeleri gerekli. Pestisit kullanımı da bu programlar içinde daha kolay kontrol edilebilir, çiftçiler eğitilebilir.

***
Arıların kaybolmasından da pestisitler sorumlu
Pestisitlere karşı alınan bu kararın nedenlerinden biri de arıların esrarengiz bir biçimde ortadan kaybolması. Almanya’daki Julius Kuehn Enstitüsü’nde yapılan araştırmalar, ölen 30 arıdan 29’unun, meyve ve sebzeleri sinek ve kurtlardan korumak için kullanılan pestisitlerle ilgili olduğunu ortaya koymuştu.

Hiç yorum yok: