22 Mart 2008

Hepimiz İlhan Selçuk’uz

Özgür Gürbüz - Sabah / 22 Mart 2008 *
Çok değil iki yıl önce el bombalarının akınına uğrayan Cumhuriyet Gazetesi’nin İstanbul Şişli’deki mütevazi bürosu, bu defa gazetenin imtiyaz sahibi ve baş yazarı İlhan Selçuk’a sahip çıkmak isteyenlerin akınına uğradı. Selçuk’un gözaltı kararını protesto için dün öğle saatlerine doğru gazetenin önünde önce yaşları biraz daha geçkin olan bir kalabalık toplanmaya başladı. Saatler ilerledikçe gençler, partililer ve dernek temsilcileri de ufak bir mitinge dönen protestoya katıldı. Kalabalığın yüzlerle ifade edilmesiyle ilk sloganlar da atılmaya başlandı: “Susma, sustukça sıra sana gelecek”.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız’ın bahçede yaptığı açıklamadan önce ortalık iyice hareketlendi. Bahçeye sığmayan göstericiler, ellerindeki “Hepimiz İlhan Selçuk’uz” yazılı posterleri bahçeyi yoldan ayıran tellere dayamış olanca güçleriyle bağırıyorlardı. “Ya istiklal ya ölüm!”. Gazete çalışanlarının birçoğu bahçedeki gösteriye katılırken binada kalanlar cama “İlhan Selçuk Türkiye’dir” yazısını asıyordu. Yıldız’ın konuşmasında sloganlara izin verilmedi. Yıldızın konuşması sakin, sloganlara gerek bırakmayacak kadar da sertti: “Kamuoyunda “Ergenekon” operasyonu olarak bilinen ve uzun süredir devam etmekte olan soruşturmanın, AKP’nin kapatma davasıyla ilişkilendirilmesi ve Cumhuriyet Gazetesi’nin bu yolla sindirilmek, susturulmak istenmesi oyununa alet olmayacağız. İsmini Atatürk’ün verdiği Cumhuriyet Gazetesi, kurulduğundan beri 84 yıldır demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti sistemini savunmaktadır”. Yıldız ayrıca sabaha karşı 4:30’da gözaltına alınan Selçuk için, “Devletin kendisine 15 yıldır koruma tahsis ettiği, ikametgahı, çalıştığı yer ve tüm yaşamı toplumun bütün kesimlerince saydam olarak bilinen İlhan Selçuk’un 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerini anımsatan bir yöntemle gözaltına alınmasının anlamını kamuoyunun takdirine sunuyoruz” açıklamasını yaptı ve gözaltı işlemine karşı hukuki işlemin de başladığını belirtti. Yıldız’ın konuşması boyunca göstericilerin ellerinden Selçuk’un fotoğrafları, Türk bayrakları ve Cumhuriyet gazeteleri düşmedi.


Hükümet istifa sloganları atıldı
Yıldız’ın açıklamasının ardından dağılmayan topluluk slogan atmaya devam etti. Bu dönemde ise hedefte hükümet ve Fettullah Gülen vardı. “Hükümet istifa” sloganları atıldı. Cumhuriyet Gazetesi yetkililerinin sağduyulu davranma çağrılarına rağmen çoğu protestocu oldukça kızgındı. Yaşlı bir kadın medya mensuplarına, “Biz bunları çok gördük. Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner” derken bir başkası, “Bu ülke ucuz kazanılmadı, böyle ufak tefek oyunlara pabuç bırakmayız” diyordu. Kalabalık bir ara haberlerin yayınlamadığını söyleyerek medyayı da eleştirdi. Medya emekçileriyle bir sorunları olmadığını belirten bir konuşmacı, patronların buradaki görüntüleri yayınlamayacakları öne sürüldü.

-----
DİSK Başkanı Süleyman Çelebi
Derhal serbest bırakılmalı”
İlhan Selçuk cumhuriyetin değerlerine laikliğe sahip çıkan bir insan. Geceyarısı bir operasyonla İlhan Selçuk gibi bir aydının gözaltına alınması barbarca bir tutum. Selçuk ne zaman çağrılsa ifade verecek bir konumdadır. Bugüne kadar bütün yazdıkları belli. Gizli kapaklı bir ajandası olan biri değil. Bir gündem değişikliği yaratılmak isteniyor. Parti kapatma davası, sosyal güvenlik sistemindeki tartışmalar varken buna benzer depremlerle bu sorunların üstü kapatılmaya çalışılıyor. İlhan Selçuk derhal serbest bırakılmalı. Bu gerginliğin Türkiye’ye bir yararı olmayacak. Bu mekanizmaları kim üretiyorsa oraya bağlamak lazım. Onun içinde siyasi iktidarın ne kadar idaresi varsa o kadar sorumludur.

Prof. Dr. Necla Arat
“Mukabele-i bil misil olarak görüyorum”

Bu kapatma davasına bir yanıt olarak görüyorum. Sanıyorum kamuoyu da bunu eski tabirle mukabele-i bil misil olarak görüyor. Yani misliyle karşılık vermek olarak görüyor. Hukuk burada ne yazık ki aracı kılınmaya çalışıldı. Biz hukuka saygılı olduğumuz için sağduyulu bir şekilde bekliyoruz. Suç unsurları varsa kamuoyunun bilgisine sunulmalı. Koskaca İstanbul Üniversitesi’nin eski rektörü, bir gazetenin başyazarı sabaha karşı nasıl gözaltına alınır? Halkın bizler ve ötekiler olarak bölünmesine neden olduğu için de Sayın Başbakan’ı kınıyorum. AKP adına hiç yakışmayan bir şekilde bu işleri yönetemedi. İktidar oldu ama gerçek anlamda iktidar olamadı. İnsanlarımız zarar görmesin istiyoruz o yüzden rasyonel bir şekilde olaylara bakıp çare bulalım istiyoruz.

Kadıköy Belediye Başkanı Av. Selami Öztürk
“Atatürk rozeti takmak ortak noktaları”

Ergenekon’u ayrı tutuyorum. Gözaltına alınan üç kişinin ayrı ayrı incelendiğinde ortak özelliği Atatürk rozeti takması, Atatürkçü Düşünce Derneği üyesi olmasıdır. Demek ki Atatürk rozeti takmak evde Atatürk posteri bulundurmak bu dönemde çok tehlikeli.

Prof. Dr. Emre Kongar
“Nefes alınışı bile devlet tarafından izleniyordu”

İlhan Selçuk’un çalışma arkadaşları adına gazetecilere bir açıklama yapan ve soruları yanıtlayan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Emre Kongar, tüm kamuoyunu sükunete davet ederek başladığı konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye ve baş yazarımız İlhan Selçuk da bu tür krizleri çok yaşadı. Türkiye Cumhuriyeti böyle bunalımlar sonucunda kurulmuş bir cumhuriyettir. Kimse telaşlanıp, duygularına mağlup olup yanlış şeyler söylemesin. Bu söylediklerim Cumhuriyet Gazetesi’nin çalışanlarının genel görüşleridir. İlhan Selçuk’un gözaltına alınış biçimi bizi çok kaygılandırmıştır. İlhan Bey, 80 küsur yaşında bir insandır. İki kalp krizi geçirmiştir. Ciddi kalp ve damar hastalıkları vardır. Evi bellidir. 15 yıldır İlhan Selçuk, devlet korumasındadır ve devletin polisiyle yaşamaktadır. Bırakın gittiği yerleri, nefes alışı bile devlet tarafından izlenmektedir. Gözaltına alınmanın her şeyi belli bir yazara sabah 4:30’ta evine gidilerek gözaltına alınmasından çok üzgün olduğumuzu belirtmek istiyorum”.

İlhan Selçuk’un bir sağlık sorunu yaşaması halinde sorumluluğun bu operasyonun emrini verenlerde olacağını ve tarihe hesap vermek zorunda kalacaklarını belirten Kongar, “Selçuk’un gözaltına alınması bağımsız basına da yapılan bir harekettir” dedi. Selçuk’la önceki akşam görüştüğünü belirten Kongar, 24 saatlik süre içinde avukatlarının Selçuk’la görüşmesine izin verilmediğini belirtti ama sağlık durumunun iyi olduğu haberini aldıklarını söyledi. İlhan Selçuk’un sanık olarak gözaltına alınmasını çok yadırgadığını belirten Kongar, “Henüz iddianame ortada olmadığı için bilemiyoruz ama söylendiği kadarıyla irtibatlandırılmak istenen olay çete olayıdır. İlhan Bey’in böyle bir şeyle ilişkide olması söz konusu bile olamaz. İnsan hayal bile edemez. O yüzden hepimiz şaşkınlık içerisindeyiz” diyor.

*orjinali

Hiç yorum yok: